Filtre Platformun düzenlediği Tesadüfler temalı yaratıcı disiplinler festivaline davetliydik. Katılımcılarımızla birlikte, İçsel imgelerimize ve sembol dünyamıza bir keşif yolculuğu gerçekleştirdik.

21 Nisan günü, 43 sanatçı/tasarımcının eserleri ve 40 adet etkinlik, TAK binasının her köşesinde 12 saat boyunca eş zamanlı olarak yer aldı. Konferanslar, atölyeler, açık sohbetler ve performanslar ziyaretçilerin esnek katılımına sunuldu; fotoğraflar, besteler, defterler, yerleştirmeler ve video gösterimleri de tüm gün boyunca döngüsel ve değişken olarak binanın farklı noktalarında yeraldı.

Biz de tasarladığımız eğitimimizle birlikte festivalde yeralarak, katılımcılarımızla birlikte keşif dolu saatler geçirdik

Düzenleyenler: Filtre Platform & Tasarım Atölyesi Kadıköy
Küratör: Tolgay Keskin

Kader, rotaların ve buluşmaların önceden bilinmesi ise, “gizemli ve ilginç” olarak aklımıza kodlanan “tesadüf” kavramı sadece biz cahiller için mi vardır?

Yaratan Disiplinler: Tesadüfler, bilgiye rastlantısal ve sezgisel erişim/maruz kalma sonucu beliren yaratıcı imge üzerine 12 saatlik deneysel bir festival!

Özgün yaratıcılık şöyle tanımlanabilir: farklı bilgi öbeklerinin bireyin akıl süzgecindeki özgün bağlantıları sonucu
zihinde beliren yaratıcı imgeler… Bu festivalin dinamik ve karmaşık kurgusu da yaratıcı imge oluşumu için bir zemin ve katalizör görevi görecek.

Festivalin Teması -tesadüfler-

Tesadüf, kader ve kadercilik ile düşünülür. Sonsuz sayıda özgür irade ağının hem birbirleri hem de dünyevi ritimler ile örtüşmesi ve ayrışması sonucu zaman içinde meydana gelen buluşmalardır. Kader, bu rotaların ve buluşmaların önceden bilinmesi ise, “gizemli ve ilginç” olarak aklımıza kodlanan “tesadüf” kavramı sadece biz
cahiller için mi vardır?

Peki, bu rota ve buluşma ağının keşfine yönelik bir kehanet yöntemi geliştirilebilir mi? Bu gizeme ulaşabilen insanın şaşırma ve büyülenme şansı kalır mı?

Tesadüf, belirme (emergence) anı ile ilişkilidir. Ancak, kehanet yetisiyle bilinen bir geleceği, aklımızda önceden deneyimlemiş olmak, belirme anını sadece bir aldanmaya mı dönüştürür? Nöronlardaki yaratım ateşi olan ilham, kehanet ile yok olur mu? Bizden “eser” kalır mı?

Bireysel, özgün ve yaratıcı meyveler verecek bir bilgi akışına hangi zaman kavramı ile ulaşabiliriz? Dünyevi düzenin bu tür çıkmazlarını hangi stratejiler ile aşabiliriz?

Yoksa bilinçli bir şekilde iyice cahil kalmakta mıdır çözüm?